Skip to content

Categories:

Türk

http://maldicionecoextremista.altervista.org/tag/turk/

Arjantin: Yabanıla Meyleden Bireyciler’in Onüçüncü Tebliği

insanlık tarihinin yörüngesi oldukça açıktır. Her vahşi kuytu (az kaldığından eminiz) bu en iğrenç ve çürümüş medeniyet içinde sonsuza kadar kaybolmaktadır. Bugünün hiper-uygarları bir gün doğanın korkunç düşüşünden pişman olacaklar, ya da belki olmazlar. Fakat biz bugünü yaşıyoruz ve artık bugünün gerçeği: şimdi, tam da bu anda. Ve gördüklerimiz bizi şok etti, ve öfke ile doldurdu.

Toplum, olayların seyrini değiştirmeyi denemekten çok, bu Vahşi Doğayı yok etmek için herşeyi yapıyor. Ve tabiki “olayların seyrini değiştirmekten” söz ederken, “devrim” ya da “sınıf bilinci”nden söz etmiyoruz. “Yaşamımla ne yapmalıyım”, “seçimlerim nedir ve yükümlülüklerim nedir”, kendimin gerçekte ne olduğu ve ne olacağı”, gibi bir an duraksama ve düşünceden ibaret olan basit bir egzersizden söz adiyoruz. Bu bir “meditasyon”, “kurtuluş”, ya da “kendine yardım” egzersizi değildir. Bu yalnızca atalarımızın ve kendimizin içgüdüsünü dinliyor. Rüzgarların esintisini, yağmuru, sessizliği dinlemeye. Kendini güneş ışınları tarafından dokunulmaya izin vermeye ya da yıldızlı gecede kendini kaybetmeye.

Böylece, geçen 12 Temmuz’da, antisosyal vahşetin bir eylemi içinde, biz hidroklorik asit ile düzinelerce 600 ml Coca Cola şişelerini zehirledik ve iki büyük süpermarketlerinin buzdolaplarına bıraktık. Artık biliyorsunuz, hiper-uygar, eğer Recoleta’daki(2400 bloktaki Fransız civarında) Coto’da ya da Caballitoand’daki(1300 blok üzerindeki Av. Donato Alvarez) Carrefour’da Coca-Cola almışsan, biraz hasta hissetmişsindir, baş harflerinden düşünebilirsiniz: ITS…

Yabanıla Meyleden Bireyciler – Arjantin

Vahşi Takımyıldızları


Şili: Yabanıla Meyleden Bireyciler’in Onikinci Tebliği

“… Ve bu nefret edenler sadece önce kendi eylem ve pozisyonundan sorumludur. 7 Nisan 2015’de tutuklandığım eylem uygarlığı ilerletmek anlamına gelen bir hedef ve makine olduğu için bir banliyödeki otobüs yangında ışık oldu.   Bu şehrin bir sembolü ve aracıdır…”

-N.C.

Bir engellenmiş bombalı saldırı

Yabanıla Meyleden Bireyciler – Şili ve Medeniyetsiz Güneyliler uygarlığa karşı savaşı devam ediyor. Böylelikle, biz saklanma yerimizi, her saldırı ile ilgili komplo mekanımızı terk ettik. Dağlar ve şehirler üzerinden yürüdük. Önceki biz sevgi, tapmak ve savunmak; Sonraki nefret, saldırı ve yakmak.

Onların şehirleri sadece bizi tiksindirir, fakat onlardan saldırı için ve dış açıdan gerekli herşeyi aldık, bu “kaynaklardan” yararlanarak herhangi bir sorun yaşamıyoruz. Hatta bu yüzden, biz Evcilleşmemiş Ateş ile saldırı ve yok ediyoruz.

Şehir, binaları, ve araçları bizim manzaramızdır. Bu durumda, Bunların sonu bizim hedefimizdir. Biz uygarlığın düşmanlarıyız, ve insan eşyaları olan onların iğrenç taşıma makineleri güvenli olmayacaktır.

Böylece 25 Temmuz Pazartesi günü biz sermayenin kuzeyindeki bir sokakta bir çizgi içinde park edilen araçlara ev yapımı ateşleyici(Şubat ayında Transantiago otobüsüne yok eden birine benzer) ile patlayıcıyı bıraktık.

Ne yazıkki bu sefer ateş “konuşmamayı” seçti. Bu kez İlerleme yığını yakmayı görme zevkine sahip olamadık. Bu şubat ayında bir alışveriş merkezinin gıda deposunu ateşe verdikten sonra tekrar, otobüs yakmayı görmek vardı.

Bomba Tehditleri

Ormanın Mistik Göçebe Yağmacı Topluluğu kendi adına ayrıca farklı olan herşeyin üzerine düşmek amacıyla bekleyerek, analiz ederek, gölgelerin içinde faaliyetlerine devam ederek enternasyonalist proje ITS’ye bağlı kalmıştır. Eski yerlilerin bilge sabrı ile, bu evcilleşmemiş sabır pasif değil, daha ziyade bir Jaguar’ın takibi gibi.

Böylece geçen hafta biz eğitim kurumları, alışveriş merkezleri ve metro istasyonlarına karşı bir dizi bomba tehditleri gerçekleştirmeyi üzerimize alıyoruz. Bu tehditler şaşırmadığından, reddedildi. Tüm çeşitli hiper-uygar insanlar, er ya da geç tehditlerimizin gerçek olacağını unutmayın.

Nisan ayında bizi rahatsız eden FCFM’ye tekedilen başarısız bomba; zemini yakma dürtüsü hala oldukça canlı olarak içimizdedir.

Vahşi ruh ile birlikte biz ITS-Brezilya’nın Saklı Orman Topluluğu tarafından, ve Olimpiyat Oyunlarına karşı savaş deklerasyonu ve bir alışveriş merkezine karşı yapılan terörist saldırıları gerçekleştiren dostları selamlıyoruz.

Ayrıca UNAM’daki bir çalışana karşı öldürücü saldırı düzenleyen,  Eko-aşırı/Nihilist Mafya teröristlere bir suç ortağı kucaklaması gönderiyoruz.

Ayrıca Andes’in diğer tarafındaki savaşa devam eden Vahşi Takımyıldızları’nı selamlıyoruz.

Güney, Kuzey, ve merkezde: Eko-aşırılar ileri!
Çünkü tüm bu vahşi ve doğayı seviyoruz: Savaş!
Çünkü tüm bu uygarlık ve yapaylıktan nefret ediyoruz: Savaş!

“Biz burada büyük gürültülü araba istemiyoruz. atalarımızın avlandığı topraklarda onları istemiyoruz. Uygarlığı korumak isteyenler ise, kardeşlerinizin kafa derileri bizim çadırlarımızda askıda kalacaktır. “

– Roman Nose

Yabanıla Meyleden Bireyciler – Şili
Medeniyetsiz Güneyliler
Ormanın Mistik Göçebe Yağmacı Topluluğu


NIHILIST TERÖRIST KLAN “CENAZE” UYGAR YAŞAMI TEHDIT EDER

Nihilist terörist olarak biz toplumun sosyal ve uygar yaşamına saldırdık.
Geçen 19 temmuzda Milan’ın merkezindeki Via Nato Torriani üzerinde bir kalıp çimento çiçeği yatağının yanına şablon içine yazılı ismimizi ve niyetimizi listeleyen bir kağıt parçası ile birlikte bir zarf içindeki küçük bir patlayıcıyı bıraktık.

Bu saldırı Milan metropolünün burjuva bölgesinde yaşayan ve başarılı birçok iyimsere muhtemelen uyarı vermemek için, tamamen basın ve yetkililer tarafından örtbas edildi.
Biz şu andan itibaren biz “Memento Mori” nihilist tarikatı ve niyetleri ile aynı doğrultuda olduğumuzu ifade ediyor, ve “politik” bir grup olmadığımızı açıklığa kavuşturmak istiyoruz.
Hayvani, ahlaksız dürtüleri, kendimizde kullanarak dışarı çıkar ve peşine düşeriz.
Biz ilerleyen, daha derin, ve daha yıkıcı etki yaratmak için teknikler üzerinde çalışıyoruz.

Gelişigüzel terör ve seçici hedeflere doğru ileri!

“Memento Mori” Nihilist Tarikatı ile benzeşme!

Tekno-endüstriyel topluma karşı vahşi ve aşırı gruplara bir selam!

– Nihilist Terörist Klan “Cenaze”


Meksika: Bir UNAM Çalışanı Suikastinin Sorumululuğunun Üstlenilmesi: Yabana Meyleden Bireyciler’in Onuncu Bildirisi

Biz avdaydık, ve dün gece kurda dönüştük. Atalarımızın şeytani zihinleri ve bedenlerinin sahipliğini alarak, kan için susuzluğumuz bir an için memnun oldu.

Biz insanlığın ilerlemesinin beşiği olan, Üniversite Şehri etrafında pusudaydık.  Bu “daha iyi bir yarın inşa” amacıyla adamış olan kendini beğenmiş profesyonel zihinleri oluşturan bir yerdir. Bu “daha iyi bir yarın” bireyin içgüdülerinin yıkımından ve türlerin evcilleştirilmesinden, Yeryüzünün yıkımına dek lekelidir.

Biz “daha iyi bir yarına” inanmıyoruz. Biz ne “devrimciler”‘iz ne de onların geri dönüşümlü ideolojilerini tespit edeceğiz. Biz egoist amaç ile bireyci-teröristiz. Biz politika olarak yanlış, ahlaksız ve gelişigüzeliz.

Üniversite Şehri en son “Vaşak Gizli’nin Öfkesi Grubu” ve  “Guamera Eko-Aşırı Grubu”nun saldırdığı yerdir. Yetkililer bu saldırıları susturdu ve olmamış gibi davrandı.  Eh, bu sessizliği devam ettirecek değiliz.

Dün UNAM Kimya Anabilim Dalı Kimya Hizmetleri Şefini bıçakladık. Bıçağımız onun vücudunu, kaslarını ve damarlarını parçalar, kanlar içinde ve ölü bırakır. Onun kafa derisini(savaşta atalarımızın uyguladığı gibi) yüzmememiz üzücü, fakat bir dahaki sefere olacak…

Zaten “Vahşi Doğaya bir kan adağı olarak sunacağımız yaralama ve ölüyü”, ve şaka yapmadığımızı, bu yılın Ocak ayındaki ilk bildiride söyledik. Üniversite ya da başka bir yerin aşırı-uygar yaşamlarında herhangi bir saygının olmadığını göstermek için bu adamı infaz ettik. Onların rutinlerini, normlarını ve ahlaklarını küçümsüyoruz. Biz eşitliği, insan ilermesini, hoşgörüyü, bilimi, kolektivizmi, dini, pasifizmi, moderni ve uygar evcilleşmenin kokan diğer tüm pisliklerini reddederiz.

Bu kokuşmuş medeniyet içindeki kimse bu ve diğer üniversite duvarları arkasına gizlenen tüm iğrenç ilericiler ve humanistler en azından, hiçbir saygıyı hak etmiyor.

Bu uygarlık bizi birey üzerinde; onların çalışma ve eğitim; hukuk ve dini inançlar; ve monoton kuralları ve ikiyüzlülüğünü kayarlı çalışan kendi değerlerini empoze etmek için en vahşi içgüdülerimizi ortadan kaldırmak istiyor. Bu durumda, ahlak olmaksızın bir savaşın sonucu olmasına rağmen, bu cinayeti “kötü” kabul etmemizi istiyor. Fakat başarılı olamadık, ve kanıt biz sorunsuzca geri çekilmeyi başararak “acı cinayet” oldu.

Öğrenciler, öğretim elemanları ve UNAM ve diğer üniversitelerin araçtırma görevlileri daha dikkatli olun, çünkü biz ölümcül bir saldırı için bir an bile tereddüt etmeyeceğiz. Cuernavaca’da biyoteknolojik Ernesto Mendez Salinas’ı vurmasından, 2011’de Yabana Meyleden Bireyler(ITS) tarafından başlatılan “Nihilist Cenaze” ile süreklilik; ve bu yılın Mart ayında Iztacalco’nun Gelişigüzel Fraksiyon tarafından yürütülen IPN’nin bir bilgisayar öğrencisinin yaşamını yok etme ile devamlılık içinde.

Eko-aşırılık ve terörist nihilizm Meksika, Şili, Arjantin, İtalya ve diğer yerlerde büyümeye devam ediyor. 

Vahşi Doğa ile bizim tarafımızda!

Yabana Meyleden Bireyciler – Meksika Şehri

-Eko-Aşırı / Nihilist Mafya


Eko-aşırı Terör ve Sabotaj Çemberi’nden UNAM ve IPN’ye Saldırı

Meksika Ulusal Özerk Üniversitesi Nükleer Bilimler Enstitüsü (UNAM) ve Ulusal Politeknik Enstitüsü Hesaplamalı Araştırma Merkezi(IPN)’ye Saldırı

2 Hedef karanlık aydan önce Mexico City’de saldırıya uğradı:

– 5 Ekim, Pazartesi: Gece boyunca, biz Üniversite Şehri ortasındaki, UNAM’daki Nükleer Bilimler Enstitüsü (ICN) girişine el yapımı patlayıcı yerleştirdik. Korucular cumbia müziğini dinlerken, biz gölgelerden sorunsuz ve sinsice aygıtı bırakmayı başardık.

ICN “Nükleer Bilimi” adlı daha iyi Teknolojik Ölüm’ü gelişme ve sürdürmeyi devam ettiren, UNAM ve diğer üniversitelerin en önemli fizikçilerin beşiğidir.

– 7 Ekim, Çarşamba: Sabah, IPN topluluğuna(Gustavo A. Madero ilçesindeki) yönelik, Hesaplamalı Araştırma Merkezi(CIC)’nin girişine bir kitap bombası bıraktık. Banka’nın polisi ve Sanayi Polisi enstitüyü korurken, biz acele etmeden sakince patlayıcı bıraktık.

CIC vahşi doğanın ebedi düşmanı, bilişim, mühendislik, yapay zeka ve yapay diğer her şey ile uzmanlaşmış, ülkenin en önemli merkezlerinden biridir. Araştırma Görevlileri Ulusal Sistemi(SNI)’nden anormal-tekno-inek öğrencilerin önemli bir kısmını da tesislerinizde gizleyebilirsiniz.

Tüm Vahşi tarafta Savaşçı.
Teknolojik Sisteme Karşı.

Eko-aşırı Terör ve Sabotaj Çemberi


 

Naucalpan: Mercedes-Benz galerisine patlayıcı yerleştirildi

5 Temmuz’un ilk saatlerinde, Meksika Devletinin Naucalpan beldesindeki México-Querétaro caddesinde bulunan ‘Autosat Satélite’ Mercedes-Benz galerisindeki bir lüks aracın altına patlayıcı bir aygıt yerleştirdik.

Teknolojik sisteme karşı her hangi bir saldırıyı küçümsemeyiz; Vahşi Tepki’nin üyeleri  vahşi doğanın yıkımı ve sunileştirilmesinden doğrudan sorumlu olanlara pusu kurmaya ve saldırmaya devam etmek için çeşitli operasyon biçimleri kullanır ve bunu yhave made use of various yapmaya devam eder.

Yağış sürüyor, o halde saldırılara devam!

Gökgürültüsü, saldırı içgüdüsünü boyun eğmeyenlerin düşmanlarının virüslü kafalarına düşmesi için besliyor…

Vahşi Tepki
‘Ya Siz ya da Ben Ölene Dek!’ Grupçuğu


UVM Coacalco’daki iletişim bilimlerine kitap bombası

14 Nisan sabahı, Meksika’daki Meksika Vadisi Üniversitesi’nin (UVM) Coacalco kampüsünde bulunan tesislere bir kitap bombası bıraktık.

Patlayıcıyı İletişim Bilimleri Bölümüne göndermiştik. İletişim Bilimleri, çoğu ilerleme ve teknoloji aygıtının yayılmasını beslemeye odaklanmış olan çeşitli brançları kapsasa da, gazetecilerden film yapımcılarına kadar işgücü için en çok talep edilen akademik statülerden birisidir.

Sistemin propagandaya ihtiyacı var, kitle (ve kitle olmayan) medyasında manüplasyon ve yabancılaşmadan sorumlu insanlara ihtiyacı var, kendi en büyük yalanlarını ötbas etmeye adanmış kişiler kadar sanal medya için gayret eden, “gerçeğin” tamamını göremeyen, pasif ve muhalif kitlelere ihtiyacı var. Ya da (misal) geçen sene Sonora’da zehirli atık sızıntısıyla Grupo México’nun doğaya yönelik saldırısını gizlemeye çalışma görevini üstlenen iletişim uzmanları değil miydi? Evet onlardı, bu sefil toplumda mülksüzleşme süreçlerine yardım eden, sistemin genişlemesi için “emeklerini” satan, alıcıların bilinçsiz olarak değerlere dönüştürdüğü ve aynı tekno sistemin yararına tehlike oluşturmama eğiliminde olan tavırların propagandasını yapanlar onlardı

Alışılageldiği üzere, eylem susturuldu, belki ülkeyi siyasi krizle tehdit ederek, belki anarşistlerin yaklaşan seçimleri boykot etmesiyle, belki de kargaşa özel üniversitenin çıkarına olmayacaktır. Şundan eminiz ki, onlar bizim eylemlerimizi gizliyorlarsa, uygarlığa ve teknolojik ilerlemeye karşı patlayıcılarla, kundaklamayla ve hedefini bulan mermilerle radikal saldırıların genişletilmesine olan ihtiyacı göreceğiz.

Tekrar bilinsin…

Vahşi doğanın savunması için ve teknolojik sisteme karşı!

Vahşi Tepki (Reacción Salvaje)
Grupçuklar:
“Mixtón’ın Gökgürültüsü” (“Trueno del Mixtón”)
“Yeşil Ateşin Efendisi” (“Señor del Fuego Verde”)


Vahşi Tepki’den Telmex baz istasyonu kulesine kundakçı saldırı

“Siz veya ben ölene dek” Grubu Meksika’nın Atizapán bölgesinin doruklarında bulunan México-Toluca otoyolundaki bir baz istasyonu kulesini ateşe verdi. Anteni “koruyan” çitleri yıktık ve dikenli tellerini kestik ve elektrik kabloları üzerine zaman ayarlı bir kundakçı aygıt yerleştirdik. Daha sonra aygıtın alev alıp anteni tamamen yakıp, Telemex şirketinin mülküne hasar vererek geceyi aydınlatmasını izledik.

Anten tamamen kullanılamaz hale geldi, bu şekilde daha önceden de defalarca söylediğimiz gibi eylemler silsilesine devam ediyoruz. Uygarlığı, ilerlemeyi, teknolojiyi, yapaylığı ve bilimi oluşturan veya sembolize eden herşeye saldırılacaktır.

Vahşi doğa kendisine ait olanı geri alır, sözkonusu otoyolu tarafından bölünen tepeler,yüksek gerilim hattı ve iletişim kablolarının yapımı için kesilen ağaçlar, uygarlığın ölümcül genişlemesiyle yaşam alanlarından terkettirilen hayvanlar (insanlar veya insan olmayanlar), ilerlemenin saygı duymadığı ve intikam çığlıklarına, kafamızdaki atalarımıza kulak asmadığı herşey, şimdi savaşın ateşi bizimdir.

Diğer herşeye karşı direniş!

Vahşi Tepki
“Siz veya ben ölene dek” Grubu


 

Vahşi Tepki’den Meksika Teletón Kurumuna bombalı saldırı

14 Kasım’da Meksika’nın Tlalnepantla kentindeki Meksika Teletón Kurumunda bir bombayı patlattığımızda açıkça ortaya çıktı, doğrudur, bizler ne fedakarlarız ne de hayırsever.

İtaatkar ve uyuşmuş Meksika toplumunun büyük oranda parak biriktirmek için kullanılan engelli çocuklara sempati besleyerek televizyon karşısında birleşmesi yakındır ve “hayırsever” endüstriler vergi ödemiyorlar, önemsiz bir eylemin “sosyal adalet talebiyle”, politik renklerle eya ona benzer hiçbir şeyle alakası yokken bombamızı patlattık. Dolayısıyla herkes bunu düşünecektir.

Yaptığımız iş öyle birşey, bazıları bunu çok iyi bilir. Bu kuruma saldırdık çünkü “ayrım gözetmeyen dayanışma”, “barış”, “ilerleme”, “hümanizm” vs. gibi  teknoloendüstriyel sistemin değerleri yoluyla yabancılaşmayı hayata geçiren özel inisiyatifler ve kitle medyasıyla birlikte işleyen kurumlardan birisidir. Çünkü bunlar politik, ekonomik ve sosyal kriz halinde yaşayan bir ülkede toplumun “sinirini yatıştırmaya” devam etmrsi gerektiği ahlakını daha geniş bir alana yayarlar.

“Teletón Kurumu”, tedavi amacıyla teknolojik ve bilimsel gelişmelerden sorumlu olan Meksika’daki iki en prestijli üniversiteyle (UNAM ve ITESM) beraber faaliyet gösteren bir kurumdur, yani, birlikte sistemin rotasında gitmesi için uygar ilerleme fikrine tamamen sadıktır. Muhakkak bir çoğu şunu soracaktır: Ve engelli insanlara yönelik bu tipte hayırseverliklerin yapılmasında ne zarar var? Belki de soruyu soranlar, sistemin her zaman kendini idame ettirmek için “iyi niyetli bir insan” kılığına girdiğini ciddiye almıyor olabilirler. Tüm teknolojinin, ister tedavi amaçlı olsun ister silahlanma amaçlı olsun, ister eğitim, ister kitle imha, ister tıbbi, ister zehirleme amacıyla olsun kendini devam ettirme gibi benzer bir amacı vardır. Ve bu amaç vahşi doğaya rağmen gerçekleştirilmeye devam ediyor, işte saldırımızın amacı buna karşı çıkmaktır.

Daha fazla açıklama yapmamak adına: Bizler Hıristiyan değiliz, ne de soylu olduğumuz söylenebilir, bizler hiçbir şekilde hiç kimse için hayırseverliği savunacak değiliz!

Vahşi Tepki
“Gece Avcısı Hizbi”


Vahşi Tepki’den Ford satıcısına bombalı saldırı

“Hafif bir yağmurun sizi bir anda tamamen sırılsıklam bırakan şiddetli bir fırtınaya nasıl dönüştüğünü gördünüz mü?”

Biz de, hafif çiselemenin ardından gelen şiddetli bir fırtına gibi geldik.

9 Nisan gecesi, Meksika Devleti, Tlalnepantla belediyesinden bir kaç sokak ötedeki Sor Juana Caddesi ve Riva Palacio Sokağı köşesinde bulunan bir Ford satış galerisine patlayıcı bir aygıt bıraktık. Otoriteler her zamanki gibi gerçeği gizlediler.

Bir süre sonra aygıt, uygar gecenin huzurunu kaçırarak ve şehrin monoton sessizliğini aşarak infilak etti. O zaman yine temsiliyet, kısıtlama ve diğerlerini dikkate almadan kendimizi teknolojik sistemin bize dayattığı yaşamı ve koşulları kabul etmeyen gece avcıları olarak, bireyciler olarak tanımladık ve kendi kavramlarımızla ve kendi koşullarımızla eyledik.

Bizler bombayı bir galeride patlattık çünkü otomobiller olarak ulaşımın böyle zararlı, kirleten ve istilacı araçları reddediyoruz. O gezici metal ve plastik kütleleri bu uygarlık ve sistem gibi ateşe verilmeyi veya yok edilmeyi hak ediyor.

Şüphesiz, arabalar, cep telefonları, elektrikli aletler, iletişim hatları vs. vahşi doğayı yapay yok oluşa iten tekno-endüstriyel ilerlemenin ayrılamaz bir parçasıdır, saldırımız bu yüzdendir.

Bombalar patlamaya devam edecek…

Hasara veya yaralanmaları umursamadan…

Vahşi Tepki
Gece Avcısı Grubu


Reaccion Salvaje (RS) – Vahşi Tepki’nin ilk bildirisi

İlk bildiri

Cuernavaca, Morelos
14 Ağustos 2014

“ Kalkınma ve teknolojik ilerleme çöplüklerini büyüten herkes şiddetli bir biçimde cezalandırılmalı. “
( F. )

Üç yıldan daha fazla bir süredir illegal-terörist eylemlerde bulunan Yabanıla Meyleden Bireyciler ( ITS ) tekno-endüstriyel sisteme karşı yeni bir aşamaya geçti.

I
2012-2013 yılları boyunca çeşitli terörist ve sabotaj eylemleri gerçekleştiren gruplar Yabanıla Meyleden Bireyciler (ITS ) adı altında birleşti. Stratejik nedenlerden dolayı sessiz kaldığımız eylemleri şimdi ITS adı altında tekrar sahipleniyoruz:

1) Enformel Uygarlık Karşıtı Grup
Tarih: 29 Haziran 2011 Yer: Meksika-Tultitlan Eylem: Santander Bank şubesinde gerçekleşen patlama.

2) Medeniyetsiz Otonom
Tarih: 16 Ekim 2011 Yer: Meksika Coacalco ve Tultitlan şehirleri arası
Eylem: Banamex’in bazı ATM’lerinde patlayan bombalar.

3) Muhalif Bireycilerin Enformel Çemberi
Tarih: Eylül 2009 Yer: Meksika-Aguascalientes Eylem: At çiftliğindeki vahşi atların özgürleştirilmesi.

4) Evcilleştirilemeyen Vahşiler
Tarih: 16 Ekim 2011 Yer: Meksika-Alvaro Obregon bölgesi Eylem: Santander Bank şubesinde patlamayan bütan bombası.

5) Doğrudan Eylem için Terörist Hücreler – Uygarlık Karşıtı Fraksiyonu
Tarih: 2010 ve 2011 Yer: Meksiko City Tlalpan
Eylem: Farmakolojik ve Biyofarmakolojik Araştırma’nın önüne yerleştirilmiş bomba süsü verilmiş paket ve Ulusal Ekoloji Enstitüsü’nün dışında patlayan bomba.

6) Vahşi Doğanın Evcilleştirilmesine karşı Ludditler
Tarih: 2009-2011 arası Yer: Meksika’nın ve Meksiko City’nin farklı semtleri Eylem: Bu bölgelerde gerçekleşen kundaklama eylemleri.

7) NS-Fera-Kamale ve Amala
Tarih: 9 Aralık 2011 ve 15 Aralık 2011 Yer: Meksika Tlalpan
Eylem: Ulusal Psikiyatri Enstitüsü’nün başkanı Ramon de la Fuente’nin adresine yollanan ama bomba imha ekipleri tarafından etkisiz hale getirilen bombalı paket. Bu olaydan altı gün sonra yine Ulusal Psikyatri Enstitüsü’nün otoparkında bomba yerleştirilmiş bir araç olduğuna dair yalan haberler yayılması. Zihinsel yabancılaşmanın merkezinde çalışan bu adamların huzursuz edilmesi.

8) Earth Liberation Front – Bajio
Tarih: 16 Kasım 2011 Yer: Meksika Irapuato Eylem: Federal Elektrik Dağıtım’ın bir şubesinde patlayan düzeneği.

9) Saldırının Obsidyen Noktası Çemberi
Tarih: Mart 2014 Yer: Meksiko City Eylem: UNAM ( Meksika’nın en önemli üniversitesi ) rektörünün adresine kargolanan bomba.

10) Atlatl Grubu
Tarih: Nisan 2014 Yer: Michoacan, Meksiko City, Puebla, Zacatecas ve Meksika geneli
Eylem: Akademik çevrelere yollanan tehdit mesajları, bomba tehditleri.

**
Morelos, Mexico City, Guanjuato, Hidalgo, Coahuila ve Veracruz’daki bütün bu gruplar şimdi ITS ile birleşti. Fakat bu birleşmeyle beraber eylemler ITS ( Vahşiye Meyleden Bireyciler ) ismiyle yapılmayacak. Teknolojiye ve uygarlığa vurulacak darbelerde Vahşi Tepki ( RS ) imzası olacak.

II
Vahşi Tepki ( RS ) , ITS gibi insanları hedef alacak ama aynı zamanda kamu mallarına ve özel mülklere de saldırılar düzenleyecek. Araştırma merkezleri içindeki bilim adamlarıyla birlikte yanacak, yapay olarak büyüyen iş yerleri çalışanları ve idarecileriyle birlikte darbelenecek; yani uygarlığın, teknolojinin ve ilerlemenin kapsadığı her şey şiddetli bir şekilde saldırıya uğrayacak.

Ve bundan dolayıdır ki, eğer bir saldırı sırasında bir vatandaş yaralanır ya da ölürse, umursamayacağız. Kayıtsız kalacağız ve ayrım yapmayacağız. Nüfus, kitle, insanlar, topluluk, toplum…bunları dikkate almayacağız, uyarmayacağız hiçbir şey yapmayacağız. Çünkü bunların hepsi sistemin parçaları ve açık olmak gerekirse eğer bizim yolumuza çıkarlarsa da fena hâlde pişman olacaklar. Bunu geçmişte ITS ile de gösterdik.

Kendini kitlelere, sürüye dayandıran ne varsa köleliğin tohumları da orada vardır. Kalabalıklar kendi kararlarını veremez, kendi hayatını yönlendirmekten acizdir. A.

III
Gruplar arası toplantılarda RS’yi oluşturan gruplar kendi isimlerini koruyacaklar. Bu grupların hepsi otonom olacak, sabotaj eylemlerinden terör eylemlerine kadar istedikleri eylemleri yapabilecekler. Saldırının formelliğini, önceden belirlenmişliğini kırabilir; her an, her yerde o gizli öfkeyi ortaya çıkarabilecekler.

IV
Biz Ted Kaczynski’nin müritleri olmayı reddediyoruz; Sanayi Toplumu ve Geleceği metninden, bu metinden sonra ‘ Freedom Club’ adıyla imzalanan mektuplardan çok şey öğrendiğimiz doğrudur. Fakat bunlar bizim onun müritleri olduğumuz anlamına gelmez. Aslında bizim durduğumuz nokta Kaczynski ile, Freedom Club ile, onun öğrencisi Ultimo Reducto ile birçok noktada çatışıyor. Biz kendimizi devrimci olarak tanımlamıyoruz, sistemi çökertmeyi amaçlayan bir ‘ anti-teknoloji hareketi ’ oluşturmaya çalışmıyoruz. Bunları ulaşılabilir görmüyor, zafer istemiyoruz, aslında kazanmanın ya da kaybetmenin ötesindeyiz. Bu mega-makineye karşı bireysel bir savaş. Yaşamak ve kendimizi savunmak için duygularımızın peşinde gidiyoruz.

Modern gerçekliği ve yapaylığı reddediyoruz. Sistemin ‘ eşitlik’ , ‘rastgele dayanışma’, ‘barış’ , ‘ilerleme’ , ‘çoğulculuk’, ‘ hümanizm’ gibi değerlerinden uzak duruyoruz.

Kendi kimliğimizi ilkel geçmişine sıkı sıkı tutunan ‘modern’ insanlar olarak tanımlıyoruz.

‘ Uygarlık karşıtı’ , ‘ ilkelci’, ‘ anarşist’ , ‘ teknoloji karşıtı ‘ , ‘ luddite ‘ gibi etiketlerden de uzak duruyoruz. RS’nin bu eskimiş ve kirlenmiş etiketlere ihtiyacı yok.

Ne Kaczynski, ne Ultimo Reducto, ne Zerzan, ne Derrick Jensen ne de başka bir ‘ilkelci’ RS’yi temsil etmez.

Informal Anarşist Federasyon ( FAI) , Ateş Hücreleri Komplosu ( CCF) , Feral Faun ya da başka bir ‘eko-anarşist’, ‘uygarlık karşıtı x hücresi’ de RS’yi temsil etmez.

RS ve içindeki gruplar yalnızca kendilerini temsil eder.

…‘ego’muzu ifade etmek için bir yoldur. Bu ‘ego’ kendini kölelerin sürüsünden ayırt etmek ister, bu ‘ego’ boyun eğmez, bu ‘ego’ kitlelerin isyanını beklemez, bu ‘ego’ kendinin tarafını tutar ve sürünün yarattığı anonimliğe sığınmaz. ( C. )

V
Daha önceden RS’yi oluşturan bazı gruplar ( hepsi değil ) ‘eko-anarşist’ ve ‘radikal ekolojist’ idi. Şimdi ise nihilist sabotajcılardan, kundakçı göçebelerden, bireyci suçlulardan, terörist anarşistlerden, ahlaken ve siyaseten yamuk eleştirmenlerden, gerekli olan ve başarmak istediğimiz her şeye hazır insanlardan. Biz sistemin dengesinin bozulmasını ve vahşi doğayı ( insanın da doğası dahil ) işgal edenlerin cezalandırılmasını istiyoruz.

Atalarımızın savaşçı olduğunun farkında olan, atalarımızın yolunda ilerleyen ve vahşilerden oluşan bir grubuz. Azınlığın da azınlığındayız evet ama doğal öz’ü bizden çalan ve bizi insansı robotlara dönüştürenlerle savaşmamıza engel değil.

Sıkı sıkı tutunduğumuz doğal öz bize vahşi atalarımızdan miras kaldı. Bu öz bizi yabancılaşmaya, evcilleştirmeye, bizi kendi evimizden – orman, çöl, tepe, dağ, sahil – uzaklaştırmaya karşı savaş çağrısı yapıyor.

Tekno-endüstriyel sistem ve onun ilerleyişi bizi büyük büyük dedelerimizin yaşadığı özgür hayattan alıkoydu. Tarım-yerleşik hayat her yeri grileştirdi ve hafızamızı sildi. Modernite, ilkel içgüdü ve algılarımızı yok etti. Hayvanlar teknoloji vebasından öldü. İnsanın keşfettiği ve yerleştiği yerler aşırı nüfustan dolayı mahvoldu. Bu ilerleme duyarsızlığa sürükledi. Doğal bilgelik yeni nesillerle birlikte kayboldu.

Her gün yok oluşa daha da yaklaşıyoruz, uçurumun tam dibindeyiz. Sisteme, itaatkâr toplumuna ya da ahlaki değerlerine uyum sağlamak gibi bir niyetimiz yok.

Ama artık uyandık! Evcilleştirilmemiş, kendini şehirlerde rahat hissetmeyen bu doğal öz bizimle beraber. Ve bize sürekli olarak ‘ Buraya ait değilsin, kafesini parçala’ diye fısıldıyor.

Yapaylıkla olan çatışmayı büyüttük. Makineleri yaktık, patlayıcıları fitilledik, terör yarattık, vücut parçalarını birbirinden ayırdık, kafalarda delikler açtık. Aynı atalarımız uygarlığa karşı savaşırken, kendi özlerini korurken yaptıklarını yaptık. Bu öz bir mum alevi kadar kalsa dahi onu sonuna kadar savunacağız.

Eğer uygarla olan 400 yıllık savaşta ( İspanya’nın Amerika’yı işgali) yenildiğimizi; kavimlerin, avcı-toplayıcı göçebelerin, yerlilerin yok olduğunu düşünüyorsanız, bir daha düşünün.

Biz bu savaşı devam ettiriyoruz!
Bu kirli sistemi sürdürenler huzur bulmayacak.

Vahşi Tepki / Reacción Salvaje (RS)

“ Öl ya da öldür” grubu / Grupúsculo “Matar o Morir”

* Bu metin, Sosyal Savaş Dergi’nin 4. sayısında yayınlanmıştır.


UNAM rektörüne gönderilen bombalı paket üzerine bildiri

Morelia, Michoacán
14 Nisan 2014

Analizin “Obsidyen Noktası” Çemberi

Bir süredir, ITS adlı terörist grupla alakalı Meksika’da cereyan eden bazı durumlar hakkında yazıyoruz; ITS grubunu, eylemlerini olduğu kadar duruşlarını da açıkça desteklediğimiz toplam üç analiz [1] yayınladık. Şimdiye dek, grubun bildirilerini ve eylemlerini rahatça yayan ve altını çizen insanlar olmaya karar verdik, ancak buraya kadar. B izi doğal insanlardan insansı olma noktasına getiren tekno-endüstriyel sistemin şiddetli gelişimi,  uygarlığın ardında bıraktığı aşağılama ve bize dayattığı kayıtsızlık: buna karşı tatmin edici bir yanıt verilmek zorundadır.

Savaşımızla başlayan cümlelerden ve analizlerden vazgeçtik, bizi öldüren ve tüketene karşı savaş, sadece vahşi doğanın veya kendi teknolojisinin çökebileceği yenilmez bir megamakineye karşı savaş. Yaptığımız veya yapmış olduğumuz işlerden zaferler, başarılar veya sonuçlar elde etme peşinde değiliz, biziler ne devrimciyiz, ne platformistiz ne de anarşistiz.

Bizler sadece sisteme karşı çatışmayı keskinleştirmek için daha fazla çatışma peşindeyiz. Bugünden itibaren bizler, Saldırının Obsidyen Noktası Çemberi olmak için “analiz” kelimesini alenen bir kenara koyuyoruz.

Ve bunun ardından, Mart’ın son günlerdinde Meksika Ulusal Özerk Üniversitesi (UNAM) rektörü Dr. José Narro Robles’e gönderilen ekspres kargo paketinin içinde ciddi oranda şarampnel bulunan bir bombalı paketin gönderilmesi eylemini üstleniyoruz. Bununla, bir çoğunuz şunu soracaktır: “Saygıdeğer” Bay Narro’ya neden saldırdınız? … İşte bizim yanıtımız: Narro, uygarlığı ilerletme niyetinde olan, ekonomik kalkınmayı amaçlayan, ilerleme, tekno-endüstriyel sistemin sürdürülmesi ve nihayetinde vahşi doğanın (insan doğasıyla birlikte) yıkımı ve dönüştürülmesi için çalışan ülke içinde veya dışında (UNAM ve ona bağlı kurumlarda üretilen projeler) bilimsel ve teknolojik rpojelerin büyük çoğunluğunu itekleyen insanlardan biridir.

Bizler ilerleme vahşi doğaya karşı muazzam bir saldırı silsilesi olduğu için teknolojik veya endüstriyel sistemin, onun kültürel değerlerinin ve köle toplumunun ilerlemesine şiddetle karşı çıkıyoruz. Bu, nehirlerin, denizlerin ve okyanusların kirletildiği, ormanların katledildiği, türlerin yeryüzünde varoldukları çevrede yok edildiği, Samanyolunun içerisinde veya dışındaki diğer dünyaların bu dünya gibi bozmak için incelendiği, insanoğlunun fizik, karakter ve zihniyetinin makineler tarafından manüple edildiği ve tahakküm altına alındığı, en derin ve karanlık doğal dürtülerin TV’de, radyoda, internette, gazetede, okullarda, işte ve üniversitelerde yürütülen propaganda faaliyetiyle uysallaştırıldığı bir ilerlemedir. Narro, bu sistemin en verimli sözcülerinden birisidir [2], bu yüzden hedefimiz oldular.

9 Kasım 2011’de Cuernavaca, Morelos’ta görevli olan akademik lider, ITS grubu Biyoteknolog Méndez Salinas’ın [3] kafasını patlattıktan sonra, yıllar sonra ITS benzeri başka bir grubun ona saldırabileceğinden asla şüphelenilmemişti. Bu saldırıdan sonra, uygarlığın ve ilerlemeye karşı olduğumuzu okumaktan üzgün ve alınmış olan görkemli kültürün zavallı savunucuları olmuştur. 

Bizi, ‘barbar,’ ‘sersem,’ ‘sıradan,’ vs. olarak tanımlamanızı umursamıyoruz, onların gözlerinde “iyi bir intiba” oluşturmak istemiyoruz, Meksika’nın geleneksel “sosyal savaşçıları” olmak istemiyoruz, olduğumuzu veya olacağımızı iddia etmiyoruz, bizler tekno-endüstriyel sistemin ilerleyişine karşı savaşta olan politik olarak uygunsuz, saygısız bireyciler ve egoist radikalleriz.

Bununla, sisteme saldırma konusuna şüpheli yaklaşan yanlız kurtlara veya yakın gruplara bir çağrı yapıyoruz, artık daha fazla beklemeyin, artık daha fazla bekleme lüksümüz yok, ne yapıyorsak onu yapıyor olsak da, we don’t have the luxury of waiting any longer, it’s true that even though we do what we do, herşeyin teknolojik bir çöp yığınına dönüşeceği kesindir, ancak bu gerçekleşmeden önce, yüzyıllar önce işgalci Avrupalı yabancılara veya yerli yabancılara karşı ateşli avcı-toplayıcı göçebe atalarımızın başlatmış olduğu savaşı sürdürmek için sistemin engellerine şerefle veya zaferle değil, kişisel adanmışlığımızla saldırmaya ve direnmeye karar verdik.

Saldırının Obsidyen Noktası Çemberi
Círculo de Ataque – Punta de Obsidiana.

  1. “ITS’nin sonra bildirisi üzerine” (19 Şubat, 2013). “El fisgón, la prensa y los terroristas” (March 14, 2013). “Bomba Tehdidi: Tüm bu kepazeliğe hızlı bir yanıt” (5 Nisan, 2013).
  2. Bu ülkenin liderlerinin, işadamlarının, akademisyenlerinin, entellektüellerinin ve siyasetçilerinin değişimi ve oluşması için çalışan bir kurum olan “Instituto Aspen México”ya (24 Mart ve 25 Mart 2014) yönelik müdahaleleri bunu daha da netleştirmiştir. Tüm bu toplanmış çöp durağan eleştirileri veya sözlü saldırıları hak etmiyor, sadece patlamaları ve mermileri hak ediyor. O nedenle ilerleme peşinde koşan tüm kümelenmiş kurumları uyarıyoruz: dikkat edin, sıradaki siz olabilirsiniz ve iletişim medyası bu saldırıyı gizlediği için sadece sizin yüzünüzden patlayıcılarımızı geliştirme ve onları potansiyel olarak ölümcül yapma sözü veriyoruz.
  3. Bunun hakkında daha fazlası ITS’nin Yedinci (Şubat 2013) ve Sekizinci ( 18 Şubat 2014) Bildirilerinde ve Röportajlarında (24 Ocak 2014) açıklandı.

Yabanıla Meyleden Bireyciler’den 8. bildiri

Traducción del octavo y último comunicado de Individualidades tendiendo a lo salvaje al idioma turco.

Traducción a cargo de”Sosyal savas”

Son olaylardan dolayı (toplumsal veya değil) kısa bir sessizlik sürecinden sonra, the terörist grup ITS bir bildir daha yayınladı:

İhtayacımız olan sistemle uzlaşma arayışına girmek değil, ona karşı bir ölüm kalım savaşına girmektir” (1)Theodore John Kaczynski

I

Popüler bilim dergisi “Nature” Ekim 2013’te bizim 2011 Ağustos’unda Monterrey Teknoloji Enstitüsü’ndeki tekno-ahmaların etinin patlamasından sonra yazdığımız üçüncü bildirimizi eleştiren bir makale yayınladı (2). Bu metinde “nano-antropolog” Chris Toumey (Güney Karolina Üniversitesi) saldırmamız gereken başlıca motivasyonumuzu “kırmak” için çok zayıf bir girişimde bulunmuş.

Makalede, Bay Toumey, nano-teknolojiye yönelik saldırılarımızın temel olarak Grey Goo senaryosu faraziyesinde bulunabileceğini ifade ediyor (3). Bu bir yalan.

Grey Goo öncelikle bilimsel çevrelerde popülerleşen, daha sonra toplumun ilgisini çekmiş bir teoridir. Nano-teknolog Eric Drexler bu terimi 1986’da yazdığı “Yaratımın Makineleri” adılı kitabında ilk defa kullandı. 2000 yılında, Sun Microsystems’in kurucu ortağı , Bill Joy, John Zerzan vs. gibi  uygarlığın bazı sahte eleştirmenlerinin dikkatini çekmiş apokaliptik bir görüş olan Gray Goo’yu ortaya koyan “Geleceğin bize neden ihtiyacı yok” (3. bildirimizde değinmiştik) adlı meşhur makaleyi yazmıştır.

2004’ten bu yana (nano-teknoloji bir gerçeklikten de öte olduğu zaman), konu Drexler Grey Goo’nun açıkça hayali bir fikir olduğunu ve teknolojik koşulların yıllar önce tahmin edildiği gibi bir felaketin gerçekşemesine elverişli olmadığını ifade ettiğinde daha da çirkinleşmişti.

Bu göz önüne alındığında, ITS şunları ifade etmek ister:

  1. Farazi Grey Goo tehlikesi, Meksika’da nanoteknolojiye yönelik saldırımız asla bizim temel motivasyonumuz olmamıştır.
  2. Üçüncü bildirimizin yayınlandığından bu yana, ITS üyelerinin bazı fikirleri DEĞİŞMİŞTİR (altıncı bildirimizde delili mevcut), ve bunlardan birisi  ziyadesiyle sözümona Grey Goo’yla ilgilidir.
  3. Şimdi, biz bu teoriyi halkın ilgisine aç sapmış bir düşünceden gelen basit bir felaket varsayımı olarak görüyoruz (Drexler).

Bu açıklamayla, asla teknologların Grey Goo senaryosunu reddederek bize akademik ders vermeleri niyetinde değiliz (çünkü açık ki, onlara karşı terörizmi nasıl asla kabul etmeyeceklerse bu da asla olmayacak).

Bizler, sadece nanoteknoloji uzmanlarına değil, biyoteknoloji, fizik, sinir bilimi, genetik mühendislik, iletişim bilimi, bilişim, robotbilim vs. ile uğraşan bilim adamlarına yönelik hem fiziksel hem de psikolojik olarak zarar vermek için doğrudan saldırılara başvuruyoruz, çünkü teknolojiyi ve uygarlığı reddediyoruz, tüm ileri bilimleriyle bize dayattıkları gerçekliği reddediyoruz. Bizler, büyük örgütlerden (size ne yiyeceğinizi, ne yapmayacağınızı, ne söyleyeceğinizi, ne giyeceğinizi, nereye gideceğinizi söyleyen endüstriyel devler, vs…) ve merkezi grubumuzun dışındaki insanlardan gelen emirlere mecburen uyarak ahmakça yürümek zorunda olduğumu dikte eden sistem tarafından biize empoze edilen bir yaşamı reddediyoruz. Yapaylığı reddediyoruz ve en karanlık hayatta kalma güdülerimize sadık kalan Yeryüzü Savaşçılarımız sadığız, ve bizler uygarlaşmış insanlar olduğumuzu bilsek de, uyumuyoruz ve kendimizi doğamızı ve terk ettiğimiz Vahşi Doğamızı tehdit eden herşeye karşı TOPYEKÜN SAVAŞ’ta mücadele eden kızgın bireyciler olarak tanımlıyoruz.

(…) Teknolojik gelişmenin sunağında, bireysel özgürlüğümüzün tüm alanlarını ve gerçekten yaşamaya değer bir yaşam imkanı için kendimizi kurban ediyoruz. Şimdi itaatkar özneler olup olmamayı seçmek veya şu an ve şimdi yaşamaya çalışmak ve varolanı reddetmek her birimize bağlıdır (…) (4)Nicola Gai

– Başından beri saldırmayı tercih ettik, çünkü nanoteknoloji gelecekte kayda değer bir yükseliş sergileyecek olan bir bilimdir ve git gide hızlanarak tüm Vahşi Doğa üzerinde küresel ekonomik bir güç haline gelecektir.

Nanoteknoloji, kendi içerisinde bilimadamları için dahi absürd olan, böylece onu daha berbat ve mekanik kıldıkları, empoze edilen hiper-yapaylaştırılmış bir gerçekliği ve bir hiper-teknolojik süreci zorlar.

Albert Einstein’ın daha önce de dediği gibi: “Beklediğimiz tüm teknolojik gelişmeler deli bir adamın ellerindeki bir balta gibidir.”

-Toumey “Nature” dergisindeki makalesinde, ayrıca bizim nanoteknoloji hakkında hiçbir şey bilmediğimizi ve çok az bilgiyle saldırmanın saçma olduğunu söylemiş. ITS üyeleri nanoteknolojinin lehindeki veya aleyhindeki uzmanlarla tartışmayacak, o nedenle  şayet bilimin (ve diğer şeylerin) bireyselliğimiz ve içinde evrimleştiğimiz doğal çevre için bir tehlike arz ettiğini yüksek sesle ANLADIĞIMIZI söylesek bile, tüm bu teknolojik ilerleme çöpünü parçalara ayırmak için dahi olmaya veyahut yüksek akademik çalışmalara ve emek araştırmalarına gerek yok.

– Toumey’in kibirli eleştirisinden farklı düşünen, ITS, (FC’nin yıllar önce farkına vardığı gibi) (5) bilimadamlarının, prorfesörlerin, araştırmacıların ve akademisyenlerin iddia ettikleri gibi zeki olmadıklarının farkındadır, çünkü eğer öyle olsalardı, Monterrey Teknoloji Enstitüsü’nden Herrera ve  Aceves 8 Ağustos 2011 sabahında bşr mektup bombasıyla gerçekleşen bir patlamada yaralanmamış olurlardı; eğer böyle olsaydı, 8 Aralık 2011’de Pachuca Politeknik Üniversitesi profesörü kendine değil de bir nanoteknologa gönderilen bombalı bir paketi açması sonucu yaşanan patlamada yaralanmamış olurdu; eğer akıllı olsaydı, UNAM Biyo-Teknoloji Enstitüsü’nden biyoteknolog Méndez Salinas birilerinin onu haftalarca adım adım takip ettiğini fark ederdi ve 8 Kasım 2011 gecesi vurularak öldürülmezdi (6).

Tüm bu tekno-ahmaklar bir beyine sahip olsalardı, yaşamı ve vahşi çevreyi evcilleştirmelerinden, müdahale etmelerinden ve yok etmelerinden keskin bir şekilde öfke duyan insanların olduğunu önceden bilirlerdi ve günlük rutinlerinde çok fazla suç işlemeye devam etmezlerdi.

Bu üç gerçek örnekle birlikte, bizler henüz yara almamış olsalarda üniversite profesörleri olsun, sözümona zekalarıyla tanınanlar olsun diğer hedeflerin (2011 ve 2013’te Greenpeace aktivisti Olivera’ya, UNAM’dan nanoteknologlar Galem Rondero ve Sergio A. Águila’ya (7) yönelik gerçekleştirilen saldırılar gibi) bir listesini de çıkarabiliriz.

Aynı zamanda, eyalette, bölgede ve/veya ulusal güvenlikte, kriminolojide, bastikte, yasada, vs. biliminsanlarının kararlarına bakın. Saldırılarımızı örtbas etmek, ileri derecelerde bulunan zeki insanlara layık değil, çünkü bu insanlar bir sürü saldırı gerçekleşirken bunları gizlemenin aynı zamanda bir dizi eylemin bir listesine (şimdiye kadar yapmış olduğumuz gibi) sahip olacağımız anlamına gelecektir. Daha büyük bir etki yaratmak için yalanlara vurgu yapmak ve otoritelerin gerçekleştirdiği örtbas politikaları onları daha da gülünç duruma düşürmektedir

Her neyse, bununla ITS, zeki akademik uzmanların zayıf değerlendirmelerinin bizi durduramayacağını bir kez daha açıklığa kavuşturmak istiyor, onların en karanlık korkuları çok yakında veya sonra gerçek olacaktır.

II

Bizler yapay üremeyle aynı yolda devam ederken, Tekno-endüstriyel Toplumun zihniyeti ve gidişatı ileride gitgide manüple edilecektir. Solcu kitlelerin teknolojye, uygarlığa ve ilerlemeye yönelik saldırılarını gözden kaçırdığı ve kendilerini yavaş yavaş öldüren şeyin iyi olduğuna körü körüne inandığı ve kendi değerleriyle çelişmeye cürret eden herkesin çılgın veya işlevsiz olduğu zamanlar gelecektir. Ve bu uygulanabilir olurken, ITS, resmi (ve gayriresmi) medyanın saldırılarımızı örtbas ettiğini, ITS’yi kötülemesine veya  Tekno-endüstrisyel sistem çökene veya biz yakalanana dek gizli bir tehlike haline geldiğimizi (8) (9) (10) ve tehdit oluşturmaya devam edeceğimizi (elbette) ifade eden bilgiyi gizlediklerini vurgulamak istiyor

III

Başından beri, başarıya ulaşsın veya ulaşmasın, halka ulaşsın veya ulaşmasın, saldırılarımızı üstlendik, neden mi? Çünkü bireyciler olarak bizler sadece kendi eylemlerimizden sorumluyuz; paketlerimiz patlasın veya patlamasın; kurşunlarımız hedefe isabet etsin veya etmesin; eylemlerimiz gelecekteki yargılara dahil olmaya devam edecektir. Bu noktada, ITS aşağıdaki eylemleri üstleniyor:

Ağustos 2012: Mexico Şehrinde bulunan Meksika Özerk Teknoloji Enstitüsü’nden (ITAM) nerologlara içerisinde patlayıcı malzeme olan bir paket gönderdik. Halka duyurulmamış bir eylemdir, paketin nasıl açıldığı ve etkisiz hale getirildiği bilinmiyor. Böyle bir enstitüden varlıklı tekno ahmaklara fiziksel olarak zarar vermek için gerçekleştirilen tipik bir eylem.

Eylül 2013: Eski Google Meksika yöneticisi, şimdi ise Başbakanlık Ulusal Dijital Strateji Koordinasyonu’nun başında olan Alejandra Lagunes Soto’ya bir paket bombası gönderildi.

Eylül 2013: Federal Elektrik Komisyonu (CFE) başkanı ve modernizasyon müdürü Guillermo Turrent Schnas’a patlayıcılı paket gönderildi.

Son iki eylemin haberi hiçbir şekilde verilmedi, o zamandan beri DF hükümeti başı öğretmenlerle ve anarşist çatışmalarla meşgul. Otoriteler saldırıların haberlerini kendi medyalarında yayınlamama kararı aldıklarından kriz daha da net görünür olmaya başladı. Ancak, bu paketlerin bizim tarafından gönderildiği biliniyor.

IV

Son olarak, gönderdiğimiz son metinlerde bahsettiğimiz gibi, gerçekleştirdiğimiz bu saldırılarla kazanmaya veya kaybetmeye çalışmıyoruz (çünkü kazandığını düşünenler, o zamana kadar çoktan kaybetmişlerdir). Saldırılarımız sisteme yöneliktir ve onu devam ettirenlere yönelik, saldırılarımız boyun eğmediğimizi, onların değerlerini kabul etmediğimizi, robotlaşmayarak insan kaldığımızı, davranışlarımızı tamamen evcilleştiremediklerini, onların yalanlarına, uzlaşma çağrılarına karnımızın tok olduğunu ve vaatlerini istemediğimizi gösteriyoruz. Kazanımı bol veya daha az zararlı bir şeyler istemiyoruz. Yüzleşmek istiyoruz, bu kirli sisteme karşı ölümüne bir savaş istiyoruz.

YABANA MEYLEDEN BİREYCİLER

Notlar:
1)Yaralanacağı Yerden Vur” adlı makaleden bir alıntı (2002)

2) Makalenin adı : “Nanoteknolojiye karşı şiddet

3) Grey Goo, nanoteknolojinin bir felaketle sonuçlanacağına dair bir hipotezdir: kendi kendini kopyalayan nano-robotların dünyaya ve evrene kontrol edilemez bir şekilde yayılması. Üçüncü bildirimizde bu başlığa dair yeterince yazmıştık.

4) Mayıs 2012’de, İtalya’nın Cenova kentinde Roberto Adinolfi’ye (Ansaldo Nucleare patronu) yönelik gerçekleştirilen saldırıdan sonra tutuklanan Gai ve Cospito yoldaşların gerçekleştirdiği anarşist sorumluluk bildirisinden (Ekim 2013) alıntı. Bu olayla ilgili, yedinci bildirimizde bir şeyler yazmıştık.

Bu iki anarşistten bahsetmemiz ve tüm fikirlerine tümüyle katılmasak bile fikirleri ve eylemleri bizimkilerle açık bir şekilde kesiştiğini vurgulamamız gözlemcilerin dikkatini çekecektir. Mario Buda, Galliani, Di Giovani, Roscigna, Ravachol ve diğerleri hayatta olsalardı dahi onlardan alıntı yapabileceğimiz gibi Gai ve Cospito’dan da alıntı yaparız.

5) Özgürlük Kulübü (FC), bir mektupta bilgisayar uzmanı David Gelernter’e (1993’te bombalı bir paketin patlamasıyla ciddi şekilde yaralanmıştı) şunları yazmıştı: “Yüksek düzeyli insanlar düşündükleri gibi zeki değiller. Eğer bir beyniniz olsaydı, sizin gibi tekno-ahmakların dünyayı değiştirme yöntemlerinize için için öfkelenen bir sürü insan olduğunu ve bilinmeyen bir kaynaktan gönderilen beklenmedik bir patketi açabilecek kadar budala olmazdınız.”

6) Bu olayda, ve bizim kararımızdan dolayı, bazı inançsızlar, Morelos devleti otoritelerinin (resmi medyayı kullanarak) ITS’nin Mendez’in ölümünün nedeni olmadığı, ulusal basının tekrar tekrar vurguladığı gibi bunun bir “araba hırsız çetesi” işi olduğı rivayetiyle yaydığı yalanı yutmuşlardır. İlk görüşte absürd olan bir açıklama, ancak elbette ki, bir soygun girişimi esnasında öldürülen bir öğretmen hikayesi, radikal bir grubun UNAM Biyoteknoloji uzmanını öldürdüğü hikayesinden daha kötü.

Burada, 2011’de (yeni kurulmuş olan) Morelos’taki en çok şiddete başvuran ITS’nin bazıları başarılı ve bazıları başarısız, çeşitli icraat tarzlarını(sabotaj yerine terörizme odaklanamya karar verene dek, Meksika’nın Coahuila, Guanajuato ve Veracruz Eyaletlerinde araçlara ve inşaat makinelerine, şirket ve kurumlara yönelik bilinen kundaklama saldırıları) test ettiğinden bahsediyoruz. Daha güçlü olabilirdi (Mendez cinayeti) ve 8 Kasım’da elde edilen doğrudan olmayan ve/veya sembolik tarzda üstlenilmiştir (aynı gün gerçekleşen Monterrey Tech saldırısı gibi). Bizler ayrıca o yıl (bu nedenle, Nisan 2012’de anarşist bir proje olan ITS’nin yanıtladığı, ancak 2014 Ocak’ında yayınlanmış olan bir röportajdan kısmen bilgi edinebilirsiniz) UNAM’dan bir kısım fizikçiye (altıncı bildirimizi okuyun) gönderdiğimiz bir mektupta da bahsettik, eylemde istediğimiz etkiyi yaratamamıştık, çünkü DOĞRUDAN mantıki nedenlerimiz yoktu, o nedenle aynı enstitüde başka bir patlamayı yeniden örgütlemek için 2013’e kadar bekledik [UNAM Biyoteknoloji Enstitüsü araştırmacısı Andres Aguila’ya gönderilen bombalı mektup].

Olay şöyleydi, Morelos’taki bir ITS hücresi Şilili bir Nanoteknolog olan Sergio Andrés Águila’yı seçti. Eylem doğrudan doğruya bir Şililiye yönelikti, çünkü bizim metinlerimizi yayan Şili’deki Liberación Total bloguna sembolik olarak teşekkür etmek istemiştik (bu bizim yedinci bildirimizde bahsettiğimiz bir şeydi zaten). Mr Águila’nın bilgileri (adı soyadı, adresi ve diğer bilgileri) DF’de [Mexico Şehri Federal Bögelsi] ITS’nin hünerli hücrelerine gönderilmişti, onlar evyapımı patlayıcıların yapımına, gönderilen paket bombalarına aşinadır, ancak elektrikli mekanizmanın çalışmamasıyla, aygıt patmaladı, ama paketi yine Andrés Águila açmıştı, paket en azından hedefini bulmuş olmuştu. Araştırmacı Morelos’ta olandan bir kaç gün sonra (11 Şubat 2013), DF’deki paketlerimizden birini açan meraklı bir adam tarafından alınmış benzer oranda yaralanmıştı [Aguila’ya bombalı mektup girişimi]. Bu saldırı beklenen sonucu yaratmamasına rağmen, bu saldırı Mendez’in ITS grup üyeleri tarafından ortadan kaldırılmak istendiği GERÇEĞİ’nin bilinmesine hizmet etmişti.

Garip bir biçimde, eylemimizden bir ay sonra, hapse atılan süpheli teknolog cinayetiyle suçlandı ve diğer suçlamalar delil yetersizliğinden dolayı düşürüldü.

UNAM araştırmacısını öldürdüğü iddia edilen kişi beraat etti.” Milenio Diario. 19 Mart, 2013.

Bununla bizler, saldırıdaki sorumluluğumuz hakkındaki soruları yanıtsız bırakmamak adına sessizliğimizi bozuyoruz; yukarıda da belirttiğimiz gibi, bireyciler olarak bizler kendi eylemlerimizden sorumluyuz; vurulan otoritelerde ve hedeflerde , sözlerimizin şaka olduğu, oyun olmadığı, sözlerimizin eylemlerimizin sonucu olduğu konusunda herhangi bir şüphe bırakmak istemiyoruz.

7) “Nature” dergisinin yeni sayısında bu araştırmacı ve başka ilginç bir gerçek üzerine bir not yayınlandı: IBT’nin sistesindei Bay Aguila’nın detay bildileri enstitünün “katkıda bulunanlarından” “eski partnerine” çevrildiğini belirten “Meksika biyoteknolohi laboratuvarlarına mektup bombası tehdidi” (18 Şubat, 2013), merak ettiğimiz ne oldu? Bay Águila bu iğrenç ticaretinden istifa ettiğinde daha mı zeki olacak? Veya sadece kurum mu değişecek? Her neyse, yakında veya daha sonra öğreneceğiz ve bildiğiniz üzere, kafalarınızave çalışma arkadaşlarınıza katlanacağız, belki yarın, belki bir kaç aya, belki bir kaç yıla, bizler GİDECEĞİZ…

8)Por sobres-bomba y homicidio de académico: Van por ala terrorista de anarquistas” Diario 24 Horas, 26 Şubat 2013

9) “Meksika’da çok sayıda anarşist saldırı gerçekleşiyor, ancak çok azı medya tarafından haber yapılıyor. Geçtiğimiz 21 Şubat’ta bir Postacının paketi yasadışı olarak açması üzerine elinde patlamış olan bir posta kutusuna yerleştirilmiş olan bombalı paket bunlardan biridir. 22 Şubat tarihli bir haberde saldırı Meksika’daki en aktif gruplardan biri olan ve UNAM veya Monterrey Teknoloji Enstitüsü gibi akademik ve bilimsel merkezlere yönelik saldırılar gerçekleştiren “tekno-endüstriyel sistem” karşıtı olan Yabanıla Meyleden Bireyciler adlı anarşist grubun üstlendiği eylemdi. Bu grup 8 Kasım 2011’de Cuernavaca’da işlenmiş bir cinayetin sorumluluğunu üstlenmişti – UNAM’dan bir biyoteknolog Ernesto Méndez Salinas”

Avrupa’da Meksikalı Anarşist AlarmıProcess Magazine 1903, 21 Nisan, 2013.

10) “2 Ekim ayaklanmalarının ardından, Şehir Yönetimi anarşist grupları tespit etmek için bir soruşturma başlatmıştı (…)” “(…) Patlayıcı kullanan, kurumlara ve bireylere yönelik saldırılar gerçekleştiren Yabanıla Meyleden Bireyciler bu grupların en tehlikelisi olarak belirlenmişti.” ”(…) Strateji araçtırmacılara ve akademistenlere bombalı paket göndermeye dayanıyordu. Bu yıl, Şubat ayında, ITS, Tlalpan’da bir posta kutusuna gönderilen bombalı paketi ve Ağustos 2011’de insansı bir robot yaratma projesine öncülük eden Meksika Teknoloji Kampüsü’nde profesör olan Alejandro Aceves López’e bombalı bir mektubun gönderilmesini üstlendi (…)”

Hükümet anarşist grupları tespit etmeye çalışıyorReforma, 11 Ekim 2013.


Biyoteknoloji Araştırma Enstitüsüne mektup bombası gönderildi

Biyoteknoloji Enstitüsü (IBT), Meksika Ulusal Özerk Üniversitesi’nden (UNAM) bir araştırmacı, Morelos eyaletinde, patlayıcı aygıt içeren bir mektup aldı.

Sergio Andrés Águila saat 09:00civarında mektup boyutunda el yapımı bir zarf aldı. Andrew zarfı açtığında, içinde siyah toz, kablolar ve piller olduğunu farkedince hemen mektuptan uzaklaştı ve güvenliğe haber verdi.

Devlet Sivil Koruma ekipleri zarfın bulunduğu bölgeyi kordon atına aldı ve araştırma enstitüsündeki toplam binden fazla kişi tahliye edildi.

Daha sonra olay yerine Federal Polis üyeleri, Askeri ve Araştırma Merkezi ve Ulusal Güvenlik (Cisen) geldi ve güvenlik önlemlerini genişleterek, 200 gram tozun bulunduğu zarfı fünyeyle patlattı.

Binada daha fazla toz dolu zarf olma ihtimaline karşın askeri uzmanlar tarama yaptı. Şimdiye kadar böylesi bir saldırının yaşanmadığı enstitüdeki personel durumdan rahatsız.

Saldırının kim tarafından düzenlendiği bilinmiyor. Ancak bu saldırı, Ağustos 2011’de yine Meksika’daki Tec de Monterrey Üniversitesi’nin kampüsünde nanoteknoloi üzerine çalışan 2 araştırmacının yaralanmasıyla sonuçlanan saldırı ve Meksika Politeknik Enstitüsü’ne (IPN) patlayıcı malzeme içeren şüpheli bir paket konulması gibi eylemlerle bağlantılandırılıyor.

 


Veterinerlik fakültesi yangınını hayvan özgürlüğü eylemcileri üstlendi

10 Mayıs 2013 Meksika’daki veterinerlik fakültesi yangınını 25 Nisan 2015’te hayvan özgürlüğü eylemcileri üstlendi:

“10 Mayıs 2013’te Xalapa Veracruz’daki Veterinerlik Fakültesi’nde gerçekleşen kundaklamanın sorumluluğunu üstleniyoruz. Bu kurum da diğer benzerleri gibi kar peşinde refahçı bir söylemle, bilimsel ve tıbbi araştırmalar için insan olmayan hayvanların çektiği eziyeti regüle eden ikiyüzlü yasayı destekliyor. Hissedebilen her canlının kendi için var olduğuna inanıyoruz. İnsanmerkezci sikko kültürünüzü düşman biliyoruz. Ve ona elimizdeki tüm imkanlarla saldıracağız. Daha sağlam vurarak hak ettiğiniz kadar büyük maddi zarar verdiremediğimiz için kusura bakmayın ve şunu hiç unutmayın: Hayvan istismarını teşvik ettiğiniz sürece hedeftesiniz. İnsanın üstün olduğu ve insan olmayan hayvanların canını almaya hakkınız olduğu palavradır. “

Guadalajara Meksika, 25 Nisan 2015